Ruh Hapishanesi

Gün gelecek dünya diye bir yer vardı diyeceğiz.

Hiçliğin içine düştüğümüzde, elimizde sadece soluk bir resim olacak içinde çocuklar olacak havuzun içerisinde.

Bakacağız o resme dünyayı hatırlamak istercesine! Ama yok o dünya, yok o yaşam…

Belkide bedenimiz bile yok!! Ellerimiz yok o resmi tutan…

Beyin yarattı belkide onca yalanı bize.

Hep kandırdı bizi, hep yanlış şeyleri gösterdi yanlış zevkler tattırdı.

Hiç olmayan acıları tattık belkide.

Ruhumuz bir hapishanede hapsolmuş, Düşüncelerimiz bile bizim değil bence!….

Beynim hem çok dolu hem çok boş

Beynim hem çok dolu düşünceler dolup taşıyor. Hemde çok boş düşünecek düşünce gelmiyor.

Acaba küçük düşünceler mi büyük yer kaplıyorda beynim doluyor.

Yoksa büyük düşünceler çok büyük olduklarından beynime sığmıyorda üzerini örterek yeni düşüncelerin girmesine engel oluyor.

Neden insanın iç sesi susar? umutsuzluğu bildiğinden insanı terk mi ediyor?

Yoksa mutluluğu gördüğünden, yapacak bir işi kalmadığından kendi iradesi ile gidip insanı yapayanlız mı bırakıyor?

Her ne sebeple olursa olsun. ya susmuşsa o iç ses ve ihtiyacımız varsa o sese?

Tek yoldaşımız o ise, Susma iç ses susmaaa…

Konuş! Bağır! Feryat et!

Ama yeterki SUSMA!!!!!!

A.Ş.K

Aşk… Bakmayın üç harfli olduğuna bilirmisiniz ki hayat bunun üzerine kuruludur. O üç harf… Üzerine  ne kitap yazılmış, ne hikayeler anlatılmıştır. Çokta karmşık değildir aslında doğanın bir oyunudur, sistemin geriğidir.

Doğarız, büyürüz ,çoğalırız, ölürüz.Aslında sistem oldukça basittir. İşte bundan dolayı çoğalmak için kendimize bir eş ararız. Eş aramaktaki en büyük sebeb ise genlerimizi bir nevi varlığımızı devam ettirmektir. En mükkemmel insana 10 en düşüğünede 1 dersek. 6 lık bir insanın kendine uygun bir eş bulması gerekmektedir. Bunu yaparkende seçenekleri arasında 6-10 arası birisini arar. Bunun en büyük amacı oluşacak yeni bireylerinde aynı şekilde genlerini devam ettirmesini sağlamak. Üreme kapasitesi düşük bireyleri selekte etmek. Tabi insan oğlu seleksiyona isyanı olan bir tür. Herkesin çoğalmasını sağlayabiliyoruz. Ben buna zoraki aşk diyorum.

Aslında öyle çok karmaşık bir şey değil. Tamamen amacı belli çoğalmak. Hiçte abartmaya gerek yok.