Sıkıcı Bir Gün Daha

Gene Sıkıcı bir gün.

Tüm hayat böyle mi geçecek?

İşten eve, Evden işe!

Ne zaman Kendime vakit ayıracağım?

Haftada bir gün , Pazar mı? Yetmez ki o bana.

Yıllık izin 14gün mü yok canım oda yetmez.

Ya iş adamları onlar nasıl yapıyor ya gemicik alan başımızdaki yönetim onlar kendilerine zaman ayırabiliyorlar mı acaba.?

Çok zor çok hayat zor yaşamak zor en kolayı ölmek galiba ama isteyincede ölünmüyor ki.

Hayattan istedikleri oluyor insanın ailesi ile zaman geçirmek istiyor, ölüm acısını yaşatmak değil.

Ya hiç olmadıysak bu dünyada? ya rüyada isek hepimiz.  Ya rüyalar gerçekse.

Rüyalarda da sıkcıı bir gün var mıdır acaba? yoksa tüm günler eğlenceli mi orada.?

İlham Perisi

Nedir bu ilham perisi?

Yaratıcılık mı ?  Ya Hayal gücü olabilir mi?

Yada beynimize girip bize sanat eserleri çıkartmamızı sağlayan veya çalışmakta olduğumuz herhangi bir projede yardımcı olan ruhani bir canlı mı?

Yıllardır insanlar hep ilham perisi diye birşey olduğunu ima etmişlerdir ne kadar çok böyle birşey vardır demeselerde. Olmayan görülmeyen şeylere inanma ihtiyacı duyar insan. Bundandır büyük güçlere olan ilgisi.Çaresiz kaldığında sığınacak bir güç arar. Bu güç çocuklukta anne babadır sonra yerini dinsel şeyler alır. Kimisi Hristiyan olur kimisi Musevi kimisi müslüman liste böyle uzar gider. Herkes kendinden güçlü olana ilgi duyar hep.

Bir insan birşeyler ortaya koyması gerekince kendinde güç bulamaz ve üstün bir güç arar bu ilham perisi olur. Bir peri olarak gelir girer beynimize ve şuan bu yazıyı yazmama yardımcı olduğu gibi yardımcı olur tüm insanlara…

İlham perinizi mi arıyorsunuz?

Uyku ile uyanıklık arasında takılı kalmayı denediniz mi ??????

Enerji ve ölüm

Tüm evren bir enerji yığını.

Ölüm gerçekten ölmek midir? Ölüm belkide sadece bu dünya üzerindeki enerjimizin bitmesi, yeni dünyalarda tekrar enerji bulmaktır.

Bardağa koyduğumuz su 1 hafta sonra yok olmuşsa o su ölmüş müdür ? Yoksa başka bir enerji formuna mı geçmiştir; sıvıdan buhara…

İşte aslında ölüm yoktur bu düzende.

Ölüm; ölmek değilde, Ölüm sadece enerji geçişi olmalı…

Balık Hevesi ve olta takımı.

Bugün pazartesi haftanın ilk günü. Belki pazartesi sendromundan belkide sıkılmışlıktan.

Arkadaş olta seti almıştı bende heves ettim alayım dedim ve biraz önce spariş verdim(24tl). hepsiburada.com’dan discovery olta takımı diye bir set.

Anlatılanlara göre Ege’deki kadar zevkli olmayacak gibi görünüyor bu balık işi. Ama denemedende bilemiyoruz ki. Önemli olan balığı yakalamak değil yakalamak için mücadele göstermek adrenalin salgılamak heyecan yapmak.

Hele bi olta takımım gelsinde…

Kırmızı

Doğuştan kör bir arkadaşım kırmızıyı bana anlatır mısın? dedi.

– Anlatamam, dedim

– Neden, dedi.

– kırmızı sadece gözlerle görülen bir renktir, dedim üzüldü.

hemen konuşmaya devam ettim ” evet doğru kırmızıyı göremezsin ve gördüğünü sanan onca insanda görmüyor aslında. Her renk bir duygu taşır. Kırmızı; tutkudur, aşktır, hayattır. Kırmızı bir gül alırsın sevdiğine verirsin, kırmızı tutku dolu olan aşkını sergiler sevdiğine. Kanımız bile kırmızıdır, içimizdeki hayat kaynağınıda kırmızı taşır.”

Sonra arkadaşımın elini kalbinin üzerine koydum;

– işte! dedim. Bak nasıl atıyor kalbin;  kırmızı, hayatını, sevgini, aşkını, tutkunu taşırken nasılda gümbürdüyor kalbin? kaburgalarını kırarcasına titretiyor bedenini!!!

 

 

Ruhum o kadar çok dolu ki.

Ruhum o kadar çok dolu ki.

Haykırmak istiyorum ruhumun çektiği acıları, mümkün mü böyle birşey?

Kelimeler yeter mi çektiğim acıları anlatmaya?  ya yetmezse, ya çektiğim acılarım sonlanmazsa !

Ya Ölümden Sonrası?

Ruhum taşıyacak mı acılarımı sonraya?

NeDeN ?

Neden bu siteyi kurdum ki!

Belkide içimdekileri dökmek rahatlamak için. Belkide öylesine evren bana kur dedi kurdum.

Belkide kader kurmamı istedi kurdum.

Kurmak istemedim ama kurdum belkide.

Belkide kurmadım ve sen bu yazıyı okumuyorsun sadece okuduğunu sanıyorsun.

Saçmalıklarla dolu olacak gibi geliyor bu site bazen bana.

Zaten hayatta saçmalıklarla dolu değil mi ?

Tek sorum var bu saçmalık dolu hayata=

NeDeN?