Kırmızı

Doğuştan kör bir arkadaşım kırmızıyı bana anlatır mısın? dedi.

– Anlatamam, dedim

– Neden, dedi.

– kırmızı sadece gözlerle görülen bir renktir, dedim üzüldü.

hemen konuşmaya devam ettim ” evet doğru kırmızıyı göremezsin ve gördüğünü sanan onca insanda görmüyor aslında. Her renk bir duygu taşır. Kırmızı; tutkudur, aşktır, hayattır. Kırmızı bir gül alırsın sevdiğine verirsin, kırmızı tutku dolu olan aşkını sergiler sevdiğine. Kanımız bile kırmızıdır, içimizdeki hayat kaynağınıda kırmızı taşır.”

Sonra arkadaşımın elini kalbinin üzerine koydum;

– işte! dedim. Bak nasıl atıyor kalbin;  kırmızı, hayatını, sevgini, aşkını, tutkunu taşırken nasılda gümbürdüyor kalbin? kaburgalarını kırarcasına titretiyor bedenini!!!

 

 

Ruhum o kadar çok dolu ki.

Ruhum o kadar çok dolu ki.

Haykırmak istiyorum ruhumun çektiği acıları, mümkün mü böyle birşey?

Kelimeler yeter mi çektiğim acıları anlatmaya?  ya yetmezse, ya çektiğim acılarım sonlanmazsa !

Ya Ölümden Sonrası?

Ruhum taşıyacak mı acılarımı sonraya?

NeDeN ?

Neden bu siteyi kurdum ki!

Belkide içimdekileri dökmek rahatlamak için. Belkide öylesine evren bana kur dedi kurdum.

Belkide kader kurmamı istedi kurdum.

Kurmak istemedim ama kurdum belkide.

Belkide kurmadım ve sen bu yazıyı okumuyorsun sadece okuduğunu sanıyorsun.

Saçmalıklarla dolu olacak gibi geliyor bu site bazen bana.

Zaten hayatta saçmalıklarla dolu değil mi ?

Tek sorum var bu saçmalık dolu hayata=

NeDeN?